Hamilelik ve annelik ile ilgli duygu karmaşası

HAMİLELİKTE PSİKOLOJİK DURUM DEĞİŞİKLİKLERİ
Hamilelik döneminde anne vücudunda birçok fizyolojik değişiklikler olmakla beraber psikolojik, ruhsal ve duygu durumu ile ilgili değişiklikler de olabilmektedir. Gebelikte yaşanan psikolojik sorunlar çok hafif formlarda ciddi formlara kadar (depresyon gibi) değişkenlik gösterebilmektedir.

Psikolojik ve duygusal sorunların başlıca nedenleri:
– Hamilelik ve annelik ile ilgli duygu karmaşası, çelişkili duygular içerisinde olma
– Test sonuçlarını beklemeye bağlı gelişen stres
– Annenin vücudunda meydana gelen şekil ve kilo değişimlerinin rahatsız etmesi
– Annenin hamilelikte ve sonrasında vücudunun güzellik ve cazibesinin azalacağından korkması
– Doğum ve sancılar, ağrılar ile ilgili korku ve endişeler
– Bebeğin sağlık durumu ile ilgili endişeler
– Çocuk sahibi olamanın getireceği sorumluluk ile ilgili kaygılar
– İyi bir anne olabilecek miyim endişesi
– Eş ve diğer aile bireylerinden yeterlid estek ve ilgi görememesi ve doğumdan sonra da görememe korkusu
– İstenmeyen gebelikler, istenmeden yapılan evlilikler
– Ekonomik sıkıntılar
– Kadının eşi ile ilgili endişeleri, anlaşamama veya eşinin nasıl bir baba olacağı konusunda endişeler

hastalarda damar tıkanıklığı

HAMİLELERDE BURUN TIKANMASI (GEBELİK RİNİTİ)
Gebelik döneminde burun içerisindeki dokuların ve damarların ödemlenmesi (şişmesi) sonucu burun tıkanıklığı artar. Bu hamilelikteki hormonal değişikliğe bağlıdır. Salgı bezlerinde artış meydana gelir. Anne adayı nefes almakta zorlanabilir, gece uyurken rahatsız olabilir.Tabi hamile bir bayandaki buurn tıkanıklılığı her zaman gebeliğin etkilerine bağlı olmayabilir. Gebelikten önce bulunan bir septum deviasyonu (burun kemiğinde eğrilik) veya polip (et parçası) benzeri yapı gebelik döneminde şişmenin de eklenmesi ile şikayetlere sebep olabilir.

Oturma ve yatak odasının havasının nemlendirilmesi burun kuruluğunu azaltır. Sigara kullanmamak, kirli havadan uzak durmak alınacak diğer önlemlerdir.

Gebelikte burun tıkanması ve nefes almakta zorlanma gibi şikayetler varlığında anne adayının bir kulak burun boğaz (kbb) uzmanına başvurması gerekir. Bebek açısından risk yaratmayacak sprey ve diğer ilaçlarla, gerekirse cerrahi müdahale ile tedavi yapılacaktır.

Vücuttaki bağışıklık sistemine bağlı

Gebeliğin 20. haftasından önce üç veya daha fazla kendiliğinden düşük (abortus) olmasıdır. Çiftlerin yaklaşık %1-2 ‘sinde bu sorun vardır.
Sebep olarak rahimle ilgili anormallikler yada pıhtılaşma bozuklukları bulunabileceği gibi %50 sinde sebep bulunamaz.

Nedenleri:
Genellikle genetik bozukluklar ve embriyo oluşumundaki problemlerlerden kaynaklanır. Ayrıca hipotiroidizm, hormonal bozukluklar, sistemik lupus eritematozis, böbrek hastalığı, uterus anomalileri, servikal yetmezlik, bazı enfeksiyonlar gibi kronik sistemik hastalıklarla da ilişkili olabilir.

Sadece 1 düşük birçok kadında görülen bir olay olduğu için düşük nedenini araştırmak için 3 düşük yapan kişiler değerlendirilir.

Kadında daha önce geçirilmiş düşük sayısı arttıkça tekrar düşük yapma riski artmaktadır:
1 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 15
2 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 24
3 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 30
4 düşük sonrası tekrar düşük yapma riski % 40-50

Anne yaşı arttıkça düşük yapma riski artar:
30 yaş altında ortalama düşük riski % 7-15
30-34 yaş arası ortalama düşük riski % 8-21
35-39 yaş arası ortalama düşük riski % 17-28
40 yaş üzerinde ortalama düşük riski % 34-52

Tekrarlayan düşüklerde nedenler:
1. İmmunolojik (bağışıklık) faktörler
2. Trombofilik (pıhtılaşma) faktörleri ile ilgili bozukluklar
3. Endokrin (hormonal) faktörler
4. Anatomik faktörler (rahim anomalileri vb.)
5. Genetik Faktörler
6. Enfeksiyöz Faktörler
7. Çevresel Faktörler ve Beslenme
8. Anneye ait hastalıklar
9. Sperm ile ilgili faktörler

Yukarıdaki nedenlerden en sık immünolojik faktörler ile ilgili nedenlere rastlanır. Fakat tekrarlayan düşükleri olan kadınların %50 ‘sinde bütün araştırmalar yapılmasına rağmen hiçbir neden bulunamaz.

İmmünolojik nedenler: Vücuttaki bağışıklık sistemine bağlı patolojilerden kaynaklanan nedenlerdir. Antifosfolipid sendrom bu gruptandır. Bu nedenleri araştırmak için antikardiyolipin antikor, lupus antikoagulan ve ANA, anti-troglobulin antikor gibi araştırmalar yapılır. Bu tür patolojiler saptanan hastalarda genellikle tedavide aspirin, heparin gibi ilaçlar, nadiren immunsüpressif tedavi gibi seçenekler kullanılır.

Trombofili (pıhtılaşma) ile ilgili nedenler: Bu hastalarda pıhtılaşmaya eğilim vardır. Bu hastalarda damar tıkanıklığı ve ölü doğum öyküsü olabilir. Birçok genetik mutasyon kalıtımsal olarak pıhtılaşmaya eğilimi arttırır. Bu konu ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilrisiniz. Bu pıhtılaşma bozukluklarından en sık görülenler:
– Faktör V Leiden Mutasyonu (Aktive Protein C rezistansı)
– Protrombin G20210A Mutasyonu
– Metilen Tetrahidrofolat Redüktaz Enzimi Gen Mutasyonu (hiperhomosisteinemi)
– Antitrombin 3, Protein C, Protein S eksikliği
Tedavide genellikle düşük doz Aspirin ve heparin (kan sulandırıcı iğne) kullanılır.

Endokrin (hormonal) nedenler: Luteal faz defekti, Polikistik Over Sendromu, Diabetes Mellitus, Tiroid Hastalıkları, Hiperprolaktinemi gibi nedenlerdir.